Beşiktaş Şampiyonluk Kutlamaları 2016

Son iki sezondur şampiyonluğu sonuna kadar hak eden Beşiktaş, yeni stadı Vodafone Arena'da şampiyonluğunu böyle kutladı.

oha artık dedirten transfer haberleri

Jose Morinho Manchester United'ın başına geçiyor. Obafemi Martins, pesin meşhur ferrarisi (eskiler bilirler) artık Çin'de forma giyecek. Galatasaray'lı Emre Çolak bedelsiz olarak Deportivo'ya gitti. Pep Guardiola artık Manchester City'i çalıştıracak (ilk transfer talebi Borussia Dortmund'dan İlkay Gündoğan olmuş). Fenerbahçeli Caner Erkin, İnter'e gidiyor.


setri avret giyim - setr-i avret nedir ?

Örtülmesi gereken avret yerlerinin örtülmesi anlamına gelen, tesettür giyimle benzerlik gösteren setr-i avret, giyim ve moda anlamında da yaygın olarak karşımıza çıkmaktadır. Şık tasarımları bulabileceğiniz bir site önereyim, benden olsun...
www.setriavret.com

Mundari Kabilesi

Güney Sudan'da her yıl 350 bin boğa kaçırılıyor haberiyle ilgimi çeken mundari kabilesinin çok farklı özellikleri ve inanışları var. Mesela gübreleri yaktıktan sonra küllerini vücutlarına sürüyorlar ve böylece aşırı sıcaktan da sineklerden de korunuyorlar. Yaşamlarını boğalar sayesinde sürdürüyorlar, e haliyle boğalarını canları pahasına koruyorlar. Buna rağmen yıllık çalınan boğa sayısına bakılınca o coğrafyada nasıl bir yaşam savaşı olduğunu az çok tahmin edebiliyorsunuz da, bu bence yaşamadan anlayabileceğimiz bir durum değil. Kabilede yaşayanların her sabah bir ineğin başına gidip, hayvan tam idrarını yapacağı sırada kafasını altına koyması fetişistlikten değil, enfeksiyon koruyucu olduğuna inanmalarından. Sığırlarının bir de kralı var ve adı "Ankole Watusi".

Bu bilgiler ne alaka diyorsan, hangi markete gidip paranın 7/2 siyle bir ürün aldığını sorgula...

Fotoğraflar son 10 yılını Afrika'daki kabileleri fotoğraflamakla geçiren Tarık Zaidiye ait ve çok güzeller.










BAKIN BU HABER

POLİS OYUNU KAYDETTİ - Siyasi parti kongre yapacak, polis barikat kuruyor. Beşiktaş şampiyonluğunu kutlayacak, TOMA'lar müdahale ediyor. Tiyatrocu Füsun DEMİREL, "Aşk Dersleri" oyununu İskenderun'da oynayacak. Kaymakamlığın talimatıyla polis oyunu kaydediyor. Türkiye'de artık adım atmak bile polisin iznine bağlı. YAŞASIN ÖZGÜRLÜK diyelim ne diyelim

Ukrayna ile Rusya arasına Avrupa Duvarı

Ukrayna Rusya'yla arasına 2 bin 295 kilometre uzunluğunda duvar örüyor. 2. dünya savaşında da Almanların Rusya işgali sırasında Ukrayna üzerinden geçerken iyi karşılandıkları ve erzak temin ettiklerini bilmekteydim, yani baya bi çekmiş bu ukraynalılar ruslardan. Makara yapmıyorum, ukraynalı bir arkadaşıma çatışmaların nedenini sorduğumda "kaynaklarımızı ve topraklarımızı istiyorlar" demişti. Kıtanın en güçlü ordusunu durduran ukrayna ordusunu tebrik etmekteyim. Dünya böyle iğrençliklerine devam etmekte anlayacağınız. Kendi yaşam alanına sahip olup da daha fazlası için işgali keşfeden tür hangisidir bilin bakalım ? Maymunların icadı olan ve hala kurtulamadığımız bu rahatsızlığımızın beyin evrimimizin karanlık dönemlerinde kaybolmasını ümit eder ve bu utanç duvarının da barışçıl bir zihniyetle yıkılmasını dilerim.

13. cuma da işe başlamak

Öyle denk geldiği için bi bakıp araştırayım dedim. Konuyla alakalı değişik efsaneler var. Bana en saçma geleninden başlıyorum
-13 kişi aynı masada yemek yemek için oturursa masadakilerden bir kişi 1 sene içinde ölüyormuş.
-Şehirlerde 13. cadde veya bulvara rastlanamıyor. (hep göt korkusundan)
-13. cumada yatak değiştirirsen gece kabus görürsün. (deneyen var mı ?)
-Binaların genellikle 13. katı olmuyormuş
-Adınıza 13 mektup gelmiş ise şeytanın şansı sizin oluyormuş (ok)
-Cadılar toplantısında 13 cadı oluyormuş
-Bi tane de benden kara kediler 13 kez çiftleşmeden ilişkiyi bitirmezmiş. Tek sevdiğim kedi türüdür, hayvanı renginden dolayı uğursuz kabul ediyor çoğu toplum(neden zenci kedi muamelesi yapıyorsunuz hayvana). Japonlar kara kedilerin uğur getirdiklerine inanan tek toplum.
Yani sonuç olarak: işe gitmem lazım :)

izmir kent ormanı manzaraları

Bence izmir körfezinin en güzel manzarasına sahip kıyısı











Bu başarı hepimizin !

Geçen gün bir sosyal medya hesabından böyle bir mesaj aldım. "Bu başarı hepimizin, iyi ki varsınız." diyerekten. Yememiş içmemiş takipçi kasmış pezevenk, çok miktarda insana ulaşabildiği için reklam veriyor falan filan, ıvır zıvır bi mevzu. Bloglamaya yeni başladığım yıllar önce açtığım adını dahi unuttuğum bir blogum vardı, gayet yasal olduğunu düşündüğüm üç beş paylaşım ve download linki mevcuttu. Ulan ben nerden bileyim on binlerce insanın o blogu görüntüleyeceğini. Sömürdükçe sömürmüş genç dimağlar. Bi bok da kazansam içim gam yemeyecek. Avukatın biri mesaj atmış belli bir yasayı ihlal mi ediyormuş ne. Hayır benim suçum ne ? Yapacak bir şey yok eğer mahkeme kağıdı gelirse tüm downloader'larıma bir mesaj ile davet göndereceğim:

bu başarı hepimizin...

Dişçi seçimi ve olasılık hesaplama yeteneksizliğim

Ya mantıklı olanı nedir ? İnsan gibi sıra alırsın hangi doktora verirlerse gider paşa paşa kaderine razı olur tedavini olursun dimi. Yok bende öyle kaderci yaklaşımlar, illa üstün sezgi yeteneklerimi kullanıp doktor isimlerinden en iyi olanı seçerim. Dişçi korkusu falan değil ya, ağzımda asfalt çalışması yapılmasına karşı olduğumdan bu tedarikçilik. Aslında herifi ifşa edip başkalarının bu zulmü yaşamasını engellemek var ama, ben çektiysem herkes çeksin ulan diyorum bir yandan da. Neyse o tam isabet verdiğimi düşündüğüm kararın yanlı gururu ve içten içe bir şüpheci yaklaşım da var tamam ama bundan kimsenin haberi yok, kendim bile yüzleşemiyorum kaldı ki sadece isimden çıktım yola peh nasıl yanılmış olabilirim...

Tam sıra bende içeri giricem, böyle elektro şokun etkisini yeni atlatmış da saçlarını düzeltmeye fırsat bulamayacak kadar işine tutkuyla bağlı bir çatlak profesör elinde telefonla bağıra çağıra koridordan cevval bir şekilde uzaklaştı gitti abi. Şöyle bir güldüm geçtim, sıra sayacı mı her ne haltsa ona gözlerimi kilitlemiş durumdayım. Bekle bekle numarada bir değişiklik yok, insan beyni böyle durumlarda gerekli bağlantıyı kurup oradan acilen uzaklaşmanızı gerektiren yolu gösteriyor aslında ama daha sonra çekeceğim eziyeti düşündükçe her şeyi göze alabiliyorum. Abartmıyorum aradan bir saatten fazla bir süre geçince dedim gidip kayıt alan ablalarla bu durumu değerlendireyim, madem artık orada yaşamaya başlayacağım biraz iklimini falan öğreneyim. Sıra ha geldi ha gelecek diye sigara içmeye de çıkamıyorsun ve gitgide vücuttaki artan oksijen miktarı seni Sparta ordusuna bir adım daha yaklaştırıyor. Şu numaratöre diyorum, bi BASSANIZA ARTIK AMINA KODUKLARIM diyesim gelse de efendi bir insanım elimdeki kağıdı gösterip içerde nasıl bir tedavi süreci yaşanıyor ameliyat olsa 1 saatten fazla sürmesinin imkanı yok, doktorlar paydos etti arka kapıdan sessizce çıkıp gittiler de beni mi kekliyorsunuz burada diye içimdeki fırtınayı bastırıp insanca iletişime geçme kararı aldım ve ekledim. -Sıra neden ilerlemiyor ? Doktor bey toplantıda, ya o herif gitse gitse back to the future'ın devamını çekmeye gitmiştir onu o halde kim toplantıya kabul eder diyemiyorsun tabi çaresiz tıbbi bir boyun bükülmesi ile geçtik oturduk. Bir süre sonra geldi benim sezgilerimin on ikiden vurduğu o hastanenin en tedaviye ihtiyacı olan doktoru. Ben adama kızmıyorum daha önce at ticareti ile uğraşmış olabilirsin tabi de dişçilik mesleğine geçtikten sonra biraz üstünden at o psikolojiyi dimi. Burnuma kaç kilo basınç uygulayabileceğini öğrendikten sonra yaşımı söyledi falan. Ben on bin değer biçecek diye beklerken, bugün işlem yapamayacağını yarın erkenden gelmemi söyledi. İnsan böyle durumlarda hapishane şartlarına ne kadar sürede uyum sağlayabileceğini düşünüyor ister istemez. Allahtan hangi hapishanede yatacağımı seçmek gibi bir şansım yok, yoksa bu güçlü sezgi yeteneğimle başıma ne gelebileceğini kestirebilecek bir kahin yok dünya üzerinde. Tabi elimizi doktora bulamadık sonuç olarak ama insanların böyle bir doktora bile ihtiyaç duyduğunu bilmek kaybedilen bir günden daha acıklı bir hikaye aslında...

-Senin dişin mi ağrıyor? Çalıştır arabayı Marty Mcfly önce bi aküyü şarj edelim a.q

Death Note izlemeden ölmeyin. blog site

Malumunuz japon anime sanatıdır, yalnız böyle bir senaryo böyle bir kurgu her zaman karşılacağınız bir şey değil. Hunharca bağlanıyorsunuz. Anime konusuna derinlemesine vakıf olanlar için vasat olduğunu falan okumanız mümkün, ancaaak bu tamamen işin görsel sanat boyutuyla alakalı bir eleştiridir siz bana güvenin. Ütopik konusu gerçekle çok iyi harmanlanmış. Kısaca farklı bir dünyadan bir ölüm meleğinin eğlenmek amacıyla dünyaya bir ölüm defteri atmasıyla başlayan hikayede, zeki bir lise öğrencisinin defteri bulup kendini "Yeni Dünyanın Tanrısı" yapma çabası ve tüm dünyaya meydan okuyuşunu konu almaktadır. Ölüm defterine adı yazılan kişi hayatını kaybetmektedir. Kötüleri hedef alan 17 yaşındaki Yagami Light, dünyayı suçlulardan arındırırken Kira takma adını kullanmıştır. İzlerken belli bir süre sonra herifi sevmekle sevmemek arasında gidip geliyor insan.


Japonya'da en son 2007'de yayınlanan serideki en büyük tehlike misa'ya aşık olabilme ihtimalinizdir.(izledikten sonra ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.)


ÖLÜM DEFTERİ'NİN KURALLARI
  1. Deftere adı yazılan kişi ölür.
  2. Eğer deftere ismi yazan kişi ismi yazılan kişinin yüzünü bilmiyorsa o kişi ölmez, bu kural sayesinde aynı ismi taşıyanlar etkilenmez.
  3. Deftere adı yazılan kişi en az 40 saniye sonra ölür.
  4. Eğer ölüm nedeni belirlenmezse, kişi basit bir kalp kriziyle ölür.
  5. Ölüm şekli yazıldıktan sonra detayları 6 dakika 40 saniye içinde yazılmalıdır.
  6. Defter eğer yere 1 defa değerse o zaman dünyanın malı olur.
  7. Sadece defterin bir parçasına değen kişi Ölüm Tanrısını (Shinigami) görür ve sesini duyar.
  8. Ölüm Defteri'ni kullanan kişi ne cennete ne de cehenneme gider.
  9. Ölüm Defteri'ne dokunan her insan Ölüm Tanrısını görür ve sesini duyar.
  10. Eğer defterin orijinal sahibi ölürse, defter Ölüm Tanrısına ait olur.
  11. Defterin sahibi defteri kullandıktan en geç 39 gün sonrasında Ölüm Tanrısını görür.
  12. Defterin orijinal sahibi olan Ölüm Tanrısı prensipte defterin sahibi olan insana yapacağı hareketlerle yardım etmemeli ve zarar vermemelidir.
  13. Ölüm Tanrısının defterin nasıl kullanılacağı ve içeriği hakkında insan sahibine açıklama yapma zorunluluğu yoktur.
  14. Ölüm Tanrısı ölüm defterine isim ekleyerek ölen kişinin fazla yıllarını alıp kendi hayatını uzatırken insanlar uzatamazlar.
  15. Ölüm Defteri'ni kullanan kişi kendi hayatını kısaltır.
  16. Ölüm Defteri'nin insan sahibi kendi hayat süresinin yarısını Ölüm tanrısı gözüyle takas edebilir. Bu göz gördüğü insanın yaşam süresini ve gerçek adını görür.
  17. Ölüm tanrıları bilindik yöntemlerle ölmezler. Ancak bir insana aşık olup onun hayatını kurtarmak için ölüm defterini kullanmakla ölürler.
  18. Deftere yazılan ve fiziksel olarak mümkün olmayan ölüm şekilleri sonuçta basit bir kalp krizine dönüşür.
  19. Defterden koparılan çok küçük bir parça bile tam etki gösterir.
  20. Deftere yazılan tüm mümkün ölüm şekilleri ve detayları ancak okunabilir bir şekilde yazılırsa gerçekleşir.
  21. Defterin orijinal sahibi olmayan bir kişi bile defteri tam etkisiyle kullanabilir.
  22. Defter, 780 günden küçük kişileri etkilemez.
  23. Yazılan kişinin adı 4 defa yanlış yazılırsa defter o kişiyi öldürmez.
  24. Defter çalınır veya kaybolursa 490 gün içinde geri alınmadığı takdirde sahipliği yitirilir.
  25. Deftere 490 gün boyunca dokunmayınca (herhangi bir parçasına sayfasına) Defterle olan anılar silinir hafıza kaybı yaşanır.Fakat Deftere dokunduğunda her şeyi geri hatırlar .
  26. Bir ölüm defterine ismi yazılan kişinin ismi başka bir deftere yazılsa da 2. defter işlev görmez.
  27. Ölüm meleğinin gözlerine ve defterine sahip olan kişi başka ölüm defterine sahip olan kişinin sadece ismini görebilir. Ölmek için ne kadar zamanının kaldığını göremez.
  28. Eğer dünyada 6 taneden fazla ölüm defteri varsa sadece ilk 6 ölüm defteri çalışır. 7. ölüm defteri ilk 6 defterden herhangi birisi imha edilmedikçe veya bir ölüm meleği tarafından melekler diyarına götürülmedikçe çalışmaz.

Keman çalan her kız güzeldir !

Ama bu kız gerçekten güzel, ayrıca yetişkin bir insan türünün keman aletiyle 2 yıl içerisinde ne kadar yol kat edebileceğini gösteren bir video da hazırlamış. *jess greenberg gibi işin bokunu da çıkarmamış.


Ben dinliyorum, babamın oğlu değil (ki bu az da olsa bir şansım var demektir) reklam için ücret de almadım. İlgilenen için youtube kanalı violin noobie

*bu konuya daha sonra şey edicem

Haberler falan weblog

*Dikkatimi çeken haberleri paylaşıcam, dünyayı kurtarmak gibi bir amacım yok...

-Özellikle avrupa ve ABD basın özgürlüğü sınavımızı gayet iyi niyetli görünümleriyle takip etmekte. Ah vah eder gibiler ama çok da dürüst bir politika benimsediklerini düşünmemekteyim. En azından kurumlar üstü bir şikayet ya da gözlemci mekanizması olmasından dolayı doğru olan şeylere inancını muhafaza edebiliyor insan. Meselemiz nedir? Malum mit tırları davası, açıklayalım: Birileri bir yerlere silah göndermiş, birileri de bunu öğrenmiş, ve görevini yapmış. Bu yüzden bir insanın özgürlüğünden olabilmesi ne acı. Üstelik hatalı değilken. Can Dündar'ın bir tek kitabını dahi okumamış insanlar şu an onun hapsedilmesini dört gözle beklemekteler. Suçu "devletin gizli kalması gereken bilgilerini temin edip yayımlamak"  ne garip, herkes her şeyi biliyor ve susuyor. iç-ses tamam siyasi bloga döndü bu iş, anarşik mi olacan başımıza

-Bunu paylaşmam lazım :) İsrail'li David Shoshan Tanrı için uzaklaştırma kararı istedi. Mahkeme bildiğin beton bina ya, Hayfa Sulh Mahkemesi :) Hakim siklememiş tabi de, "Son üç yıldır bana kibarca değil sert davranmaya başladı." demiş bizim Shoshan.

-Beşiktaş Galatasaray'ı Mario Gomez'in golüyle 1-0 mağlup ederek şampiyonluğa bir adım daha yaklaşmış.

-Hindistan'ın Madhya Pradesh eyaletinin Khargone Bölgesinde bulunan Badi köyünde her yıl ortalama 300 kişi intihar ediyormuş. Şeytani varlıklara inandıklarını söyleyen köylüler, alkol yasağı uygulamasını da reddetmişler.
Ahanda köy burası, intihar edesim geldi amk

Geçmişi unutalım blog post

Zaman zaman giriş-çıkış trafiği yaşamayı unuttuğum zamanlar geride kaldı. Şimdi ben bloglamaya başlıyorum ya herkes sana benzeyecek... gibi bir durum yok tabi ki. Neyse başlayalım.

sevemedim kara gözlüm akorları cover rock versiyon what is a blog


model mey lyrics akustik cover what is blogging

MODEL MEY - Orjinal ton gitar akorları paylaşımı.