Ferhan Şensoy Kavuk'u Rasim Öztekin'e devretti !

Kavuğun yeni sahibi belli oldu, Rasim Öztekin...

Böyle derdi Ferhan Ağabey belli belirsiz bir zaman dilimi anlatmak istediği zaman; aradan bir kaç sigara geçti. Türk tiyatrosunun en onurlu değerlerindendir kavuk meselesi, adaylara popülist yaklaşımlar vardı, Cem Yılmaz - Tolga Çevik vs. gibi. Adam çıkıp yeni nesilde böyle bir aday görmüyorum dedi ve haklıydı. Çok sevilesi insanlar, büyük yetenek ikisi de ama ben şahsen bir muhalifliklerini görmedim. Cem Yılmaz kendini tiyatrocu addetmiyor zaten. Tolga Çevik in tiyatroculuğu televizyona iş verdiği gerekçesiyle neredeyse topa tutuluyor. Ben buna katılmıyorum, çok daha fazla para kazanma ihtimaline oynamış eşsiz bir oyuncudur bence. Sanırım o da muhaliflik konusunda sınıfta kalıyor. Aç parantez :) Ferhan Şensoy'a direkt "Ağabey kavuğu bana ne zaman vereceksin?" dediğini okumuştum Kapat parantez :) bunları bilen bilir. Sonuç olarak Rasim Öztekin'e verilmiştir Türk Tiyatrosunun onur simgesi sayılan kavuğumuz. Herkesin sevdiği, hayranlıkla seyrettiği Rasim Öztekin... Hak etmediğini kim söyleyebilir? ama gelelim meselemize;

-Tiyatrolarımızdan bu kavuğa aday genç bir tiyatrocu çıkmaması ne acı değil mi...

Neden sizce ?
  • Bahse girerim bu kavuk meselesinden bu ülkenin %70'nin haberi bile yok.
  • Tiyatro seyircisi az geyiğine hiç girmiyorum, bizim zamanımızı para kazanmaya çalışmaktan başka bir şeye harcatmayan politikalarla tartışılır bu konu.
  • Televizyon kötü değildir; biz kullanmayı bilmiyoruz.
  • Okumuyoruz, okumuyoruz, okumuyoruz... Doğru dürüst gazete bile okumuyoruz.
Popüler olma çabasına harcanıyor vakitler, insan olmaya ya da insanca yaşama çabasına değil. Bu sosyal medya oyunları ne kadar çok vaktimizi alarak ne kadar çok hiçlik sunuyor farkında mısınız ?

İnsana, insanı, insanla (insanca) anlatmak, duyduğum en güzel tiyatro tanımıdır. Teknoloji mi bitirdi bizim bu duygularımızı ? Fazlasına sahip olma hırsımız mı ? Muhalif olmak tehlikeli bir hal mi aldı ülkemde ? Yazamıyor muyuz ? Çizemiyor muyuz ? Konuşamıyor, soramıyor muyuz ? Anlatamıyor muyuz biz ? Bireyliği beceremediğimiz için mi toplumluk'da sınıfta kalıyoruz ?

Yokluk; ne çok şey öğretir insana. Değer yokluğu, algı yokluğu, hayal yokluğu... Daha önceden sahip olduğumuz değerleri artık üretememek, verimli bir toprağı hep birlikte köreltmek, yozlaştırmak değildir de nedir ? Bir çingene atasözüyle bitirelim o zaman "Sikerim böyle tiyatronun kavuğunu..."

Tepkiler:

0 yorum :

Yorum Gönder